TÜBİTAK'ın uluslararası araştırmacılar için yürüttüğü destek programları aracılığıyla toplam 12 bilim insanı, Bilkent ve Boğaziçi üniversitelerinin araştırma kadrolarına katılıyor. Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) açıklamasında, uluslararası araştırmacılara sağlanan desteklerden faydalanan bilim insanlarının Türkiye'de yeni araştırma ekipleri kurarak ileri teknoloji, enerji, çevre ve sağlık alanlarında faaliyet göstereceği bildirildi.
YÖK'ün uluslararasılaşma ve araştırma kapasitesini artırma amaçlarıyla uyumlu olan destekler sayesinde, yurt dışında bilimsel tecrübe edinen araştırmacılar çalışmalarına Türkiye'deki üniversitelerde devam edebiliyor. Proje finansmanına ek olarak araştırmacılara, araştırma başlangıç paketi ile ekip kurma desteği sunuluyor.
Bilkent Üniversitesi'ndeki 6 araştırmacının projelerine toplam 82,4 milyon liralık destek verildi. Elektrik ve Elektronik Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği ve Nörobilim alanlarında yürütülecek projeler; 5G ve 6G haberleşme sistemleri, yapay zeka, kriptografi, manyetik rezonans görüntüleme, yeni nesil bataryalar ve bilişsel sinirbilim konularını kapsayacak.
Kuantum bilgisayarlara dayanıklı yeni şifreleme yöntemleri üzerinde çalışılacak. Destek almaya hak kazanan Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Mohammad Mahmoody, "Kriptografi Perspektifinden Güvenilir Yapay Zeka ve Kuantum Hesaplama" adlı projesiyle dijital teknolojilerdeki güvenlik meselelerini ele alıyor.
Açıklamada değerlendirmeleri aktarılan Mahmoody, yapay zeka sistemlerinin kullandığı verileri korumak, oluşturulan içeriklerin kaynağını teyit etmek ve karar alma süreçlerini daha güvenilir kılmak amacıyla kriptografik yöntemlerden faydalanmayı amaçladıklarını söyledi. Mahmoody, büyük dil modellerinin güvenlik kurallarını aşmayı amaçlayan saldırgan istemlere maruz kalabildiğini belirterek yapay zeka sistemlerinde güvenilirliğin yalnızca ortaya çıkan sonuçlarla sınırlı kalmaması, bu sonuçlar için yararlanılan verileri ve karar alma süreçlerini de kapsaması gerektiğinin altını çizdi.
Kuantum bilgisayarların daha yaygın kullanılmasıyla mevcut şifreleme sistemlerinin bir kısmının tehdit altında kalabileceğini belirten Mahmoody, bu yüzden kuantum bilgisayarların çözmekte güçlük çekeceği yeni şifreleme yöntemleri geliştirmenin önemli olduğunu vurguladı. Mahmoody, kuantum teknolojilerinin veri aktarımı ve güvenli iletişim için yeni olanaklar da sağlayabileceğini ifade ederek projede lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin araştırma ekiplerine katılmasının öngörüldüğünü aktardı.
Boğaziçi Üniversitesi'nde enerji, çevre ve sağlık alanlarına yönelik çalışmalar yürütülecek. Boğaziçi Üniversitesi kadrosuna dahil olacak 6 araştırmacı da çevre bilimleri, kimya ve nörobilim alanlarında projeler gerçekleştirecek. Su kaynaklarının yönetimi, mikrobiyal ekoloji, polimerik cihaz teknolojileri, enerji depolama sistemleri, duyusal süreçler ve uyku nörobiyolojisi, araştırmaların konuları arasında yer alıyor.
Üniversitede yürütülecek çalışmalarla sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, temiz enerji ve yaşam bilimleri alanlarında farklı disiplinlerin bir araya getirilmesi amaçlanıyor. Doktorasını Boğaziçi Üniversitesi'nde tamamlayan ve Mayo Clinic araştırmacısı olan Dr. İsmail Altınbaşak, ABD'de yaklaşık 2 yıl boyunca biyomalzemeler ve sağlık teknolojileri alanında çalışmasının ardından Türkiye'ye döndü ve 5 yıllık projesinde hücre temelli tedavilerin önemli bir sorununa çözüm bulmayı hedefliyor.
Projeyle, tedavide yararlanılan hücrelerin vücutta gereksinim duyulan bölgeye kontrollü şekilde taşınmasını ve o bölgede işlevlerini daha uzun süre yerine getirmesini mümkün kılacak bir teknoloji geliştirilmesi hedefleniyor. Altınbaşak, hedeflerini şu sözlerle aktardı: "Amacımız, tedavi amacıyla kullanılacak hücrelerin vücut içerisinde belirli bir bölgede daha kontrollü bir şekilde konumlandırılmasını ve burada fonksiyonlarını daha uzun süre sürdürebilmelerini sağlayabilecek yeni bir teknoloji platformu geliştirmek." Altınbaşak, geliştirmek istedikleri sistemi hücrelere geçici bir yaşam alanı sunan ya da taşıyıcı görevi üstlenen bir platform olarak nitelendirerek bu yaklaşımın, hücrelerin hedef bölgede kalmasına ve tedavi boyunca işlevlerini korumasına katkı sağlamasını amaçladıklarını söyledi.
"Stratejik alanlarda uzmanlaşmış uluslararası mezunlar Türk üniversitelerine kazandırılacak" YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise Türkiye'nin yükseköğretimde uluslararasılaşma amaçları kapsamında nitelikli bilim insanlarını üniversitelere dahil etmeye önem atfettiklerini dile getirdi.
Özvar, bu konuda "Özellikle yapay zeka, yüksek teknoloji, mühendislik, tıp ve fen bilimleri gibi stratejik alanlarda uzmanlaşmış uluslararası mezunlar Türk üniversitelerine ve sanayiye kazandırılacak." dedi. Nitelikli araştırmacılar için dünya genelindeki rekabetin her geçen gün yoğunlaştığını belirten Özvar, pek çok ülkenin başarılı gençleri üniversitelerine çekebilmek amacıyla yeni politikalar oluşturduğunu ve kayda değer burs olanakları sağladığını ifade etti.
Türkiye'nin küresel yetenek havuzundan daha çok faydalanması gerektiğinin altını çizen Özvar, hedeflerini "Uluslararası doktora öğrencilerinin en başarılılarını, en yeteneklilerini ülkemize ve üniversitelerimize kazandırmayı hedefliyoruz. Araştırma üniversitelerimizin bu süreçte öncü rol üstlenmesini, uluslararası alanda daha görünür ve cazip hale gelmesini istiyoruz." sözleriyle açıkladı.




